Sağlıkta Şiddet !

Sağlıkta şiddetin önlenmesine yönelik düzenleme ile Kovid-19 salgını nedeniyle yapılamayan eğitimlerin telafisine ilişkin düzenlemeyi de içeren Yüksek öğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Kanunla birlikte şunlar getirildi:

Kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı, görevleri sebebiyle işlenen, Türk Ceza Kanunu'nda yer alan kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarında, ilgili kanunlara göre tayin edilecek cezalar yarı oranında artırılacak.
Söz konusu suçlarda, Türk Ceza Kanunu'nda yer alan hapis cezasının ertelenmesi hükümleri uygulanmayacak.
Şiddetin vuku bulduğu sağlık kuruluşunda, faile veya yakınına mağdurun verdiği hizmeti verebilecek başka sağlık personeli ve yardımcı sağlık personeli bulunması halinde, hizmet ilgili diğer personel tarafından verilecek.

Peki çıkarılan bu Kanun ne anlama geliyor:

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na 02/01/2014 tarihinde 6514 sayılı Kanunun 47. Maddesi ile yapılan eklemede “Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel, bu görevleriyle ilgili bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından Türk Ceza Kanununun uygulanmasında kamu görevlisi sayılır.” İfadesi zaten yer almaktadır. Bu nedenle zaten Kanunda sayılan kasten yaralama, hakaret,  görevi yaptırmamak için direnme suçu,  hem kamuda hem de özel sektörde çalışan sağlık personeli için yürürlüktedir. Yardımcı sağlık personelinin açıkça madde fıkrasında yer alması olumlu bir gelişmedir.
Kanunda sayılan hakaret suçu için de halen Türk Ceza Kanunu’nun 125 maddesi 3.fıkrası (a) bendinde “Hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı” işlenmesi halinde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz” hükmü yer almaktadır.
Kanunda sayılan görevi yaptırmamak için direnme suçlu için de halen Türk Ceza Kanunu’nun 265 maddesi 3.fıkrasında “ Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişi altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmü yer almaktadır.
Kanunda yer alan tehdit suçu için Türk Ceza Kanunu’nda kamu görevlisi belirtilmediğinden kapsama alınmış olması önemli bir gelişmedir.
Kanunda yer almayan Türk Ceza Kanununun 107.maddesinde yer alan şantaj suçunun da bu kapsamda değerlendirilmemesi bir eksiklik olarak değerlendirilebilir.
Kasten yaralama suçunun Türk Ceza Kanunu madde 86/ 3-c ‘de yer alan “Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeni ile” işlenmesi halinde şikâyet aranmaksızın verilecek ceza yarı oranında artırılır.” Hükmü zaten var olduğundan Kanunla getirilen hususun bir tekrar olduğu, ceza yargılamasında nasıl bir uygulamaya konu olacağı anlaşılamamıştır.
Türk Ceza Kanununda belirtilen cezalara istinaden hakaret, görevi yaptırmamak için direnme suçlarında verilecek cezalarda yarı oranında artırılır hükmünün nasıl uygulanacağının beklenmesi gerekmektedir.
Söz konusu suçlar için “Türk Ceza Kanunu’nun 51.maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi hükümleri uygulanmaz” hükmü Kanunun en önemli caydırıcı yaptırımı olarak önem arz etmektedir. Bu hüküm sağlık çalışanları için çok önemlidir ve sevindiricidir. Ancak; uygulaması ile ilgili olarak belki de özellikle hukukçular açısından en çok eleştirilecek husus olabilir.

Ömer Kenan ERDOĞAN
19 Nisan 2020 08:10