Organ nakli nedir & Neden bu kadar önemlidir ?

Organ nakli kişinin hayatta iken kendi serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesidir.
Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkındaki Kanun’a göre;
On sekiz yaşını doldurmuş ve mümeyyiz olan bir kişiden organ ve doku alınabilmesi için vericinin en az iki tanık huzurunda açık, bilinçli ve tesirden uzak olarak önceden verilmiş yazılı ve imzalı veya en az iki tanık önünde sözlü olarak beyan edip imzaladığı tutanağın bir hekim tarafından onaylanması zorunludur. (Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliği Resmi Gazete:01.02.2012)

Organ nakli, günümüzde birçok kronik organ hastalıklarında uygulanan rutin, geçerli ve ileri bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir.
Organ naklinde en önemli hedef, organ yetmezliği nedeniyle yaşamının sonuna gelmiş bir hastanın ya hayatını kurtarmak ya da yaşam süresini ve kalitesini artırmaktır. Organ yetmezliği sebebiyle tek şansı organ nakli olan hastalar için organ nakli bir umut ışığıdır.
Organ naklinde yaşanan en büyük sıkıntılardan biri kadavradan organ temini azlığıdır.Ülkemizde yapılan organ nakillerinin yaklaşık %80’i sağlıklı kişilerden alınan organlarla gerçekleşirken, Avrupa ülkelerinde nakillerin %80’inden fazlası kadavradan alınan organlarla yapılmaktadır.
Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bekleme listesindeki hasta sayısı, her yıl giderek artmaktadır.
Bağışların organların yetersiz sayıda olmasından dolayı yılda ortalama 16 bin kişi organ beklerken hayatlarını kaybediyor.
Organ bağışı ve nakillerinin yeterince yapılabilmesi için, toplumun bu konuda bilgilendirilmesi gerekmektedir. Bunun için toplumun tüm kesimlerine büyük bir görev düşmektedir.
Tıptaki gelişmelerin bugün geldiği noktada, insan vücudunun birçok organı nakil edilebilmektedir.
Yaşarken bağışlanabilir organlarda, yaşayan bir insan, diğer bir insana gerekli olan organı veya hücreyi bağışlar. Bu organlar çift veya tabaka halinde olan veya kendini yenileme özelliğine sahip olan organlardır. Örneğin; böbrek, karaciğer ve yenilenebilir özelliğe sahip hücreler veya kan, ilik ve üreme hücreleri gibi dokular.
Burada bağış yapanın yaşından ziyade organın durumu çok önemlidir ama genelde 70 yaş üstündekilerin organları nadir durumlarda alınmaktadır.
Ölümden sonra bağış olarak kabul edilebilecek organlar ve dokular; pankreas, damar, bağırsak, kulak kemikçikleri, deri, kalp, kalp kapakçıkları, gözün saydam tabakası, kemik dokusu, kıkırdak dokusu, karaciğer, akciğer, böbrek, kas ve beyin zarının bir kısmından oluşmaktadır.
Kanka bu konuda da öncü kampanyalar düzenleyerek hayat kurtarmada kan ve doku bağışında olduğu gibi etkin olmayı hedeflemektedir.

Ömer Kenan ERDOĞAN
11 Temmuz 2020 16:15